HİZMETLERİMİZ
BİZDEN HABERLER

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterini Oku Ziyaretçi Defterine Yaz

Sitemiz Yenilenmiştir !

Merhabalar, Orange Grove Apart Hotel Yeniliklerle Devam Ediyor....
ALANYA'DA HAVA DURUMU
DÖVİZ KURLARI
Alanya Beach

Alanya Hakkında Genel Bilgi Alanya’nın tarihi, doğal ve kültür yerleri ve yaşam tarzı Alanya’yı unutulmaz bir yer yapıyor. Değişik su sporları, renkli pazar ve gece hayatından dolayı Alanya yerli ve yabancı insanlar için popüler bir yer oldu. Alanya’nın nüfusu yazın 400.000e kadar yükselir.

Alanya’nın lakabı ‘Türkçe Riviera’nın inci’ dir ve onun kilometrelerce temiz plajları, tertemiz deniz suyu ve yumuşak Akdeniz havasından dolayı dünyada meşhurdur. Alanya’nın kuzeyinde Torosların uzantısı olan dağlık ve platoluk kısmında bulunan yayla kesiminin denizden yüksekliği 1.000 metre civarındadır ve 3.000 metre yüksekliğe kadar uçları var. Güneyde etrafı Alanya yarımadası yer almaktadır. Yarımada ovalarla Toroslardan ayrılmıştır. Denizden kuzey yönüne geçit vermeyen Toroslardan iç Anadolu’ya Koçdovat Gediği, Kuşyuvası, Yelköprü, Dim ve Alara çaylarından adlarını alan Dim ve Alara vadilerinden geçmek mümkündür.

Balıkçılar, el işlemelerinde ve diğer uzmanlıklarla Akdenizin sahilinde Alanya en önemli şehirlerden biridir. Kaleye geçen yolun kenarında kabaktan bebekler, halı, çanta, ipek mendil, bluz ve elbiseler gibi dokuma işleri satılmaktadır, hediyelik olarak kaledeki evlerde dokunmuş. Alanya’nın kuzey ve batı tarafında çok güzel mağaralar bulunmaktadır, korsanlar mağarası, aşıklar mağarası ve fosforlu mağarası gibi. İskeleden kuzeye gittiniz zamanında ilk göreceğiniz mağara korsanlar mağarasıdır. Deniz motoru ile 10m. geniş ve 6m. yüksek mağaraya girmek mümkündür. Alanya’da yazları sıcak ve kuru, kışları ılık ve yağışli geçen tipik bir Akdeniz iklimi hakimdir. Kışların çoğu zaman yaz gibi geçtigi bu yörede; yaz sıcağının etkisi öğleden sonra denizden karaya doğru esen meltem rüzgarıyla azalmaktadır. Turizm sektörüne hayat veren etkenler tabii güzellikler ve iklimdir. Alanya’da deniz suyu sıcaklığının yüksek olması ve güneşleme süresinin uzun olmasi nedeniyle kışın kuzey ülkelerinden gelen turistler güneşli günlerde denize girip güneslenebilmektedir. Alanya’nın sıcaklık ortalaması 19 derecedir. Ağustos en sıcak ay ve Ocak en soğuk aydır. Dağlardaki platoların havası, Alanya’nın havasından 13-14 derece soğuktur. Muz, portakal ve sebze kuzeydeki dağlardan gelen soğukluk ve rüzgar giremeyecek yerlerde ekilir.

 

Alanya’nın içinde ve etrafındaki gezilecek yerleri
Kale
Kandeleri tepesinde yüz yıllar öncesinden kalmanın olgunluğu ve sukuneti içinde uzanan Alanya Kalesi; zamanımıza kadar korunabilen tek Selçuklu Kalesidir. Alanya’da tersanenin arkasında üç yanı denizle çevrili kale 1955 yılında onarılan sağlam bir yapıdır. 1225 yılında Roma kale kalıntılarının yerine Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Halepli Reha bin Ebu Ali’ye yeni bir kale yaptırmıştır. Alaiye Beyleri döneminde önem kazanan bu kale 1471 yılında Osmanlılar tarafından alınmıştır. 83 kule ve 140 burca sahip üç sıra surlarla çevrili olan kale iç ve dış kale bölümlerinden olusmaktadır. Aya Yorgi Kilisesi (Hagios Georgios), Kanuni Sultan Süleyman Camii, Aksabe Sultan Türbesi, Selçuklu Hamami, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaaddin Sarayı, irili ufakli sarnıçlar, deniz feneri, adam atacağı ve zindandan oluşan Kale komplike bir tarihi hazinedir.

Kalenin kuzeydoğusunda 250 metrelik uçurumun üstünde 15 metre derinlikte bir zindanın bulunduğu yerde, bölgede anlatğlan bir rivayete göre Bizans devrinde iki suçlunun burada güreştirilip, mağlup olanın hasmı tarafından denize atıldığı, yenen suçlunun ise buradaki zindandan bir süre sonra çıkarılarak son bir sans tanındığı, eline verilen üç taştan birini denize düşürmesi halinde af edildiği, beceremez ise çuvala konup kayalıklara veya mancınık ile denize atıldığı yerdir. Atılan taşın hava akımı ve yer çekimi nedeniyle denize düşürülmesinin çok zor olduğu bir yerde, günümüzde bu rivayetten kaynaklanan dilek tutarak taş atma geleneği yabancı ve yerli turistler tarafından sürdürülmektedir.

Kızıl kule
Kentin liman kısmına egemen olan bu sağlam kuleye adını, koyu kırmızı renkli taşlar verir. Klikia’li korsanlardan kalma eski bir kale kalıntısının yerine 1226 yılında Alaaddin Keykubat döneminde yaptırılmıştır. Kule; konumu, planı, yapı tekniği ve kitabeleri ile Anadolu yapı sanatının eşsiz bir örneğidir. Üç adet kitabesi bulunan kulenin kapı yazıtında Sinop Kalesini de yapan Halepli Ebu Ali Reha El Kettani’nin eseri olduğu yazmaktadır. Diğer iki kitabede Alaaddin Keykubat’a methiyeler bulunmaktadir.

Sekizgen planlı kulenin her duvarı 12,5 m. genişliğinde ve yüksekliği 33 m.dir. İki açık, üç kapalı toplam beş kattan olusan kuleye çok geniş ve çok yüksek olan 85 basamakla çıkılır. Tersanenin bekçisi olan kule 1951-1953 yılları arasında köklü bir restorasyon yapılarak etnoğrafya müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Üç ayrı kuleyi ve üst kaleyi çevreleyen uzun bir duvarla bağlanır. Kule bir benzerinin bulunmaması ve limandaki heybetli görüntüsü ile Alanya’nin sembolü olmuştur.


Atatürk Evi ve Müzesi
18 Şubat 1935 yılında Alanya’ya gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önder Atatürk’ün Alanya’yı ziyareti sırasında bir süre kalýp dinlendiği ev, sahibi Tevfik Azakoğlu tarafından Kültür Bakanlığı’na hibe edilmiş ve 1987 yılında da restore edilip döşenerek “Atatürk Evi ve Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır. Müzenin birinci kat odalarında Atatürk’ün kişisel eşyaları, fotoğraflar, Atatürk’ün Alanyalılara yazmış olduğu bir telgraf ve diğer tarihli belgeler sergilenmekte, ikinci kattaki diğer odalarda ise tipik bir Alanya evi tüm elemanları ile canlandırılmakta, çevreye özgü etnografik eşyalardan örnekler sergilenmektedir.

Dimçayı
Dimçayı Toroslardan geçen bir çaydır, Alanya’nın doğu tarafında, ve oradaki restoranlarında çayın üstündeki oturma yerlerinde piknik yapabilirsiniz. Tur acenta ile gidebilirsiniz veya kendiniz bir motor ya da araba kiralayıp, çaydaki birçok restoranlardan bir seçim yapabilirsiniz. Alanya’dan daha uzak olan restoranlarda daha güzel manzaralar vardır. Yazın ortasında soğuk çayda oturmak ferahlık verir ve suyu çok soğuk değilse, yüzmek de mümkündür. Ya da sadece ayaklarınız suya koyun ve taze kızartılmış alabalık yerken güzel manzarayı seyrediniz.
MAĞARALAR
- Dim (Gavurini) Mağarası
Kuzkaya köyü mekiindedir. Alanya’nın doğusunda Cebireis dağının (1691 m.) batı yamacında bulunur. Dim mağarasının hemen ön kısmında, 250 m. aşağıda piknik yeri olarak kullanılan, tabanı çınar ağaçları, yamaçları çam ormanları ile kaplıte; bulunan Dim Vadisi yer alır. Mağaraya, hem Dim çayı vadisinden hem de güneydeki Yaylalı köyünden yürünerek varılabilir. Yaylalı köyünden de Cebireis dağı eteğinde açılmış olan sulama kanalı boyunca yürünerek 50 dakikada mağaraya varılabilir. Toplam uzunluğu 357 m. yatay ve kuru mağara tipindedir. Sadece son kısmında durgun küçük bir göl vardır. Dim mağarası, Türkiye’nin en güzel mağaralarından biridir. Alanya’ya yakın olması ve çevrenin piknik yerleri ve ormanlarla kaplı olması nedeniyle ziyarete uygundur. Tarih öncesi ve tarihi devirlerde insanlar tarafından barınak olarak kullanılmasından dolayı çevre halkı tarafından “Gavurini Mağarası” olarak adlandırılmıştır.
- Damlataş Mağarası
Alanya şehir içinde ve deniz kıyısında bulunmaktadır. Merkeze 3 km. dir. Toplam Uzunluğu 30 m. olan mağara kuru, yatay mağara tipindedir. 200 m’.lik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara 15 m. yüksekliktedir. Karbondioksit gazı, yüksek ölçüde nem, düşük ısı ve radyoaktif havasıyla astım>